Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozukluğu ve Depresyon Tedavisi, günümüzün hızla değişen dünyasında, özellikle İstanbul gibi metropollerde çocuk yetiştiren ailelerin karşılaştığı en karmaşık ve hassas süreçlerden birini oluşturmaktadır. Bir ebeveynin, çocuğunun gözlerindeki ışıltının kaybolduğunu, yerini açıklanamayan bir korkuya veya derin bir hüzne bıraktığını fark etmesi, tarifsiz bir çaresizlik hissi yaratabilir. Çocuğum çok kaygılı, içine kapandı, eski neşesi yok ya da okul başarısı aniden düştü gibi cümleler, aslında yardım çığlığı atan bir ruhun tercümesidir. Bu rapor, ebeveynlere sadece tıbbi bir perspektif sunmakla kalmayıp, aynı zamanda İstanbul‘un karmaşık sağlık ekosisteminde en iyi çocuk ve ergen psikiyatri doktorunu bulma rehberi niteliği taşıyacak şekilde, kapsamlı, derinlemesine ve insani bir dille kaleme alınmıştır.

1. Giriş: Modern Çağda Çocuk Ruh Sağlığının Dinamikleri

Çocukluk ve ergenlik, biyolojik, psikolojik ve sosyal gelişimin en hızlı olduğu, dolayısıyla sistemin kırılganlığa en açık olduğu evrelerdir. Yetişkinlerin dünyasında “geçici bir moral bozukluğu” veya “basit bir endişe” olarak algılanan durumlar, gelişmekte olan bir beyin için kalıcı izler bırakabilecek travmatik deneyimlere dönüşebilir. Özellikle İstanbul gibi rekabetin, hızın ve uyarannın yoğun olduğu şehirlerde, çocuklar üzerindeki baskı her zamankinden daha fazladır.

Ebeveynlerin sıklıkla düştüğü yanılgı, çocukların duygusal dünyasının yetişkinlerin küçültülmüş bir kopyası olduğunu düşünmeleridir. Oysa çocuklar, depresyonu veya kaygıyı yetişkinler gibi “üzüntü” olarak değil, çoğu zaman “öfke”, “hırçınlık”, “karın ağrısı” veya “okul reddi” şeklinde yaşarlar. Bu nedenle, doğru teşhis ve tedaviye ulaşmak, sadece semptomları gidermek değil, çocuğun geleceğini kurtarmak anlamına gelir.

Bu kapsamlı raporda, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Emel Sarı‘nın uzmanlık alanları ve yaklaşımları referans alınarak, çocuklarda sınav kaygısı tedavisi istanbul arayışındaki aileler için yol haritaları, okul reddi ve çocuk depresyonu belirtileri gibi kritik konuların derinlemesine analizi yapılacaktır.

2. Ruh Sağlığı Profesyonellerini Anlamak: Kime Başvurmalıyız?

Doğru uzmanı bulma yolculuğunda atılacak ilk adım, kavramsal kargaşayı gidermektir. Türkiye’de ve özellikle İstanbul‘da ruh sağlığı alanında hizmet veren pek çok farklı unvan bulunmaktadır. Ebeveynler için “Pedagog”, “Psikolog” ve “Çocuk Psikiyatristi” arasındaki farkları bilmek hayati önem taşır.

2.1. Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Kimdir?

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra (6 yıl), Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) ile girilen ve 4-5 yıl süren yoğun bir ihtisas eğitimini tamamlamış tıp doktorudur. Bu uzmanlar, çocuğun ruhsal sorunlarını biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla bir bütün olarak değerlendirme yetkisine sahip tek otoritedir.

  • Tanı Yetkisi: Tıbbi ve psikiyatrik tanıyı sadece hekim koyabilir.

  • Tedavi Planı: İlaç tedavisi (farmakoterapi) düzenleme yetkisi sadece psikiyatristlerdedir.

  • Bütüncül Bakış: Çocuğun yaşadığı sorunun hormonal bir bozukluktan mı (örn: tiroid), nörolojik bir sorundan mı yoksa psikolojik bir süreçten mi kaynaklandığını ayırt edebilirler.

2.2. Psikolog ve Psikiyatrist İşbirliği

Psikologlar, Fen-Edebiyat fakültelerinin Psikoloji bölümlerinden mezun olup, genellikle yüksek lisans ve doktora süreçleriyle belirli terapi ekollerinde uzmanlaşırlar. İlaç yazma yetkileri yoktur. İdeal bir tedavi sürecinde, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Emel Sarı gibi bir hekimin liderliğinde, tanı konulduktan sonra gerekli görüldüğünde terapi süreçleri için uzman psikologlarla işbirliği yapılır. Ancak sürecin yöneticisi ve tedavi planının mimarı daima çocuk psikiyatristidir.

Aşağıdaki tablo, ebeveynlerin uzman seçiminde dikkate alması gereken temel farkları özetlemektedir:

ÖzellikÇocuk ve Ergen PsikiyatristiKlinik PsikologPedagog (Rehber Öğretmen)
EğitimTıp Fakültesi + Uzmanlık (Tıpta Uzmanlık)Fen-Edebiyat Fakültesi + Yüksek LisansEğitim Fakültesi (PDR)
Tanı KoymaEvet (Tıbbi Tanı)Hayır (Değerlendirme yapar)Hayır (Yönlendirme yapar)
İlaç TedavisiEvetHayırHayır
YaklaşımBiyo-Psiko-Sosyal (Bütüncül)PsikoterapötikEğitimsel ve Gelişimsel
Başvuru NedeniDEHB, Otizm, Depresyon, Kaygı, Tikler vb.Terapi gerektiren duygusal sorunlarOkul uyumu, ders çalışma yöntemleri

3. Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozukluğu ve Depresyon Tedavisi

Bu bölüm, raporumuzun ana omurgasını oluşturmakta ve Başlık: Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozukluğu ve Depresyon Tedavisi direktifi doğrultusunda, İstanbul gibi büyük şehirlerde en sık rastlanan iki temel patolojiyi derinlemesine incelemektedir.

3.1. Kaygı Bozuklukları: Görünmeyen Tehdit

Kaygı (anksiyete), aslında insanın hayatta kalmasını sağlayan, tehlike anında “savaş ya da kaç” tepkisini tetikleyen doğal bir duygudur. Ancak çocuklarda bu mekanizma bozulduğunda, ortada gerçek bir tehdit yokken bile sistem alarm vermeye başlar. Çocuğum çok kaygılı diyen bir annenin gözlemi, genellikle çocuğun beynindeki amigdala bölgesinin aşırı aktivasyonunun dışa vurumudur.

3.1.1. Çocuklarda Sık Görülen Kaygı Türleri

  1. Ayrılık Kaygısı Bozukluğu: Genellikle okul öncesi ve ilkokul döneminde görülür. Çocuk, ebeveyninden (genellikle anne) ayrıldığında ona veya kendisine zarar geleceğine dair yoğun ve gerçekdışı bir korku yaşar. Bu durum okul reddinin en temel sebeplerinden biridir.

  2. Yaygın Anksiyete Bozukluğu: Çocuğun sınavlar, sağlık, doğal afetler, ailenin maddi durumu gibi pek çok konuda sürekli endişe duymasıdır. Bu çocuklar “küçük yetişkin” gibi davranabilir, sürekli onay arayışındadırlar.

  3. Sosyal Kaygı Bozukluğu (Sosyal Fobi): Çocuğun sosyal ortamlarda eleştirilmekten, rezil olmaktan, hata yapmaktan aşırı korkmasıdır. Sınıfta parmak kaldıramama, tahtaya kalkamama, göz temasından kaçınma şeklinde belirti verir.

3.1.2. Kaygı Bozukluklarında Tedavi Yaklaşımları

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Emel Sarı‘nın uzmanlık alanları incelendiğinde, kaygı bozukluklarının tedavisinde çok yönlü bir yaklaşım benimsendiği görülmektedir.

  • Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Kaygı tedavisinde altın standarttır. Çocuğun “Kesin kötü bir şey olacak” şeklindeki felaketleştirici düşüncelerini fark etmesi ve bunların yerine daha gerçekçi düşünceler (“Daha önce de annemden ayrıldım ve geri geldi”) koyması sağlanır. Ayrıca “maruz bırakma” teknikleri ile korkulan durumla kademeli olarak yüzleşilir.

  • İlaç Tedavisi: Orta ve ağır şiddetteki vakalarda, terapiye ek olarak ilaç tedavisi gerekebilir. Özellikle Seçici Serotonin Gerialım İnhibitörleri (SSRI) grubu ilaçlar, çocuk ve ergenlerde güvenle kullanılabilen, FDA onayı almış moleküllerdir (Örn: Fluoksetin). Ailelerin “bağımlılık yapar mı?” korkusu yersizdir; bu ilaçlar doktor kontrolünde kullanıldığında bağımlılık yapmaz ve beynin biyokimyasal dengesini düzenler.

  • Aile Danışmanlığı: Kaygılı çocuğun genellikle kaygılı bir ebeveyni vardır. Ailenin kaygı yönetimini öğrenmesi, çocuğun iyileşmesi için şarttır.

3.2. Çocuk ve Ergenlerde Depresyon: Maskeli Yüzler

Yetişkin depresyonu genellikle çökkkünlük, ağlama ve yavaşlama ile karakterizeyken, çocuk depresyonu belirtileri çok daha karmaşık ve “maskeli” olabilir. Çocuklar duygularını sözel olarak ifade etmekte zorlandıkları için, içsel sıkıntılarını davranışsal problemlerle dışa vururlar.

3.2.1. Belirtiler ve Tanısal İpuçları

Ebeveynlerin dikkat etmesi gereken çocuk depresyonu belirtileri şunlardır:

  • İritabilite (Hırçınlık): Üzgün görünmekten ziyade, çabuk parlayan, tahammülsüz, öfke nöbetleri geçiren bir çocuk profili.

  • Somatik Yakınmalar: Tıbbi bir temeli olmayan baş ağrıları, karın ağrıları, mide bulantıları.

  • Anhedoni (Zevk Alamama): Eskiden severek yaptığı aktivitelere (oyun, spor, hobiler) karşı ilgisizlik.

  • Uyku ve İştah Değişiklikleri: Aşırı uyuma veya uykusuzluk; aşırı yeme veya iştahsızlık.

  • Akademik Düşüş: Odaklanma sorunu ve motivasyon kaybına bağlı notlarda ani düşüş.

  • Değersizlik ve Suçluluk: “Ben aptalım”, “Kimse beni sevmiyor”, “Her şeyi berbat ediyorum” gibi söylemler.

İstanbul‘daki klinik gözlemler, ergenlik dönemindeki depresyonun bazen “ergenlik krizi” ile karıştırıldığını göstermektedir. Ancak Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Emel Sarı gibi uzmanlar, işlevselliğin bozulduğu (okula gitmeme, odadan çıkmama, hijyenin bozulması) durumlarda bunun normal bir ergenlik süreci olmadığının altını çizmektedir.

3.2.2. Depresyon Tedavisinde Yol Haritası

Depresyon tedavisi, çocuğun güvenlik riskine (kendine zarar verme düşüncesi) göre şekillenir.

  1. Psikoegitim: Ailenin ve çocuğun depresyonun bir hastalık olduğunu, bir karakter zayıflığı olmadığını anlaması.

  2. Psikoterapi: Oyun terapisi (küçük yaşlar için) ve BDT veya kişilerarası ilişkiler terapisi (ergenler için).

  3. Farmakoterapi: Antidepresan kullanımı, biyolojik bir zorunluluk olabilir. Tedavinin etkinliği genellikle 4-6 hafta sonra görülmeye başlar ve tedavi iyilik hali sağlandıktan sonra en az 6-9 ay devam etmelidir.

4. Özel Durumlar: Sınav Kaygısı ve Okul Reddi

İstanbul‘un eğitim sistemi içindeki rekabetçi yapısı, çocuk ruh sağlığı üzerinde spesifik stresörler yaratmaktadır. Bu bölümde, hedeflenen anahtar kelimeler olan çocuklarda sınav kaygısı tedavisi istanbul ve okul reddi konuları detaylandırılacaktır.

4.1. Sınav Kaygısı: Gelecek Korkusunun Yükü

LGS ve YKS gibi sınavlar, Türkiye’deki çocuklar için sadece bir akademik değerlendirme değil, adeta bir “varoluş” mücadelesi olarak algılanmaktadır. Çocuklarda sınav kaygısı tedavisi istanbul aramalarının yoğunluğu, bu sorunun ne kadar yaygın olduğunun kanıtıdır.

4.1.1. Sınav Kaygısının Anatomisi

Sınav kaygısı yaşayan çocuk, sınav öncesinde veya sırasında bildiği bilgileri kullanamaz hale gelir (blokaj).

  • Bilişsel Boyut: “Kazanamazsam hayatım biter”, “Ailemin yüzünü kara çıkaracağım”, “Herkes benden daha zeki”.

  • Fiziksel Boyut: Ellerde titreme, kalp çarpıntısı (taşikardi), mide krampları, sık tuvalete gitme ihtiyacı.

  • Davranışsal Boyut: Ders çalışmayı erteleme (procrastination), deneme sınavlarına girmekten kaçınma.

4.1.2. Tedavi ve Baş Etme Stratejileri

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Emel Sarı ve meslektaşlarının uyguladığı tedavilerde amaç kaygıyı sıfırlamak değil, yönetilebilir seviyeye (optimal kaygı) çekmektir. Çünkü hiç kaygı duymamak da çalışma motivasyonunu düşürür.

  • Nefes ve Gevşeme Egzersizleri: Fiziksel belirtileri kontrol altına almak için diyafram nefesi öğretilir.

  • Bilişsel Yeniden Yapılandırma: “Başarısızlık felakettir” düşüncesi yerine “Bu sınav kişiliğimi değil, bilgimi ölçüyor” düşüncesi yerleştirilir.

  • Aile Tutumlarının Düzenlenmesi: Ebeveynlerin “Sana güveniyoruz” derken aslında “Başarmanı bekliyoruz” mesajı vermeleri kaygıyı artırır. Aileye doğru iletişim dili öğretilir.

4.2. Okul Reddi: Bir Pazartesi Sendromundan Fazlası

Okul reddi, çocuğun okula gitmek konusunda yoğun bir isteksizlik duyması ve bu duruma fiziksel yakınmaların eşlik etmesidir. Okuldan kaçma (truancy) davranışından farklıdır; okul reddi yaşayan çocuk ailesinin bilgisi dahilinde evde kalır, antisosyal davranışlar (yalan söyleme, çalma) göstermez, aksine evde ebeveynine yapışık yaşar.

4.2.1. Okul Reddinin Altındaki Dinamikler

Okul reddi buzdağının görünen yüzüdür. Altında yatan nedenler şunlar olabilir:

  • Ayrılık Kaygısı: Evden ve anneden ayrılma korkusu.

  • Sosyal Fobi / Akran Zorbalığı: Okulda dalga geçilme, yalnız kalma korkusu.

  • Performans Kaygısı: Derslerde başarısız olma veya öğretmenden azar işitme korkusu.

4.2.2. Tedavi: Kademeli Dönüş

Okul reddi acil bir durumdur (psikiyatrik acil). Çocuk evde kaldıkça okula dönüş zorlaşır. Tedavi, aile-okul-doktor üçgeninde yürütülür.

  • Kademeli Maruz Bırakma: Çocuğun önce okul bahçesine gitmesi, sonra rehberlik servisinde oturması, sonra sevdiği bir derse girmesi gibi basamaklandırılmış bir plan uygulanır.

  • Pazar Sendromu Yönetimi: Pazar akşamları artan karın ağrısı ve mide bulantısı gibi psikosomatik belirtilerin, kaygının bedensel yansıması olduğu çocuğa ve aileye anlatılır.

5. İstanbul’da En İyi Doktoru Seçmek: Kriterler ve Tavsiyeler

En iyi çocuk ve ergen psikiyatri doktorunu bulma rehberi arayışındaki ebeveynler için İstanbul, hem avantaj hem de dezavantaj sunan devasa bir havuzdur. Seçeneklerin çokluğu kafa karışıklığına neden olabilir. İşte doğru uzmanı seçerken dikkat edilmesi gereken hayati kriterler:

5.1. Akademik Yetkinlik ve Uzmanlık

Seçeceğiniz hekimin mutlaka Tıp Fakültesi mezunu olması ve Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı alanında uzmanlığını tamamlamış olması gerekir. Prof. Dr. Emel Sarı gibi akademik unvana (Profesör, Doçent) sahip hekimler, vakalara hem klinik tecrübe hem de bilimsel literatürün güncel verileriyle yaklaşırlar. Özgeçmişinde hangi hastanelerde çalıştığı, hangi alanlarda (Otizm, DEHB, Anksiyete) özelleştiği incelenmelidir.

5.2. Lokasyon ve Ulaşılabilirlik

Psikiyatrik tedaviler tek seferlik değildir. Haftalık terapiler veya aylık ilaç kontrolleri gerektirebilir. İstanbul trafiği düşünüldüğünde, doktorun kliniğinin ulaşılabilir olması tedavinin sürdürülebilirliği için kritiktir. Örneğin, Anadolu Yakası’nda ikamet eden bir aile için Bağdat Caddesi, Kadıköy veya Ataşehir lokasyonları stratejik bir tercihtir. Prof. Dr. Emel Sarı’nın muayenehanesinin Feneryolu/Bağdat Caddesi üzerinde olması, Kadıköy merkezli ulaşım ağlarına yakınlığı ile ailelere kolaylık sağlamaktadır.

5.3. Tedavi Yaklaşımı ve İletişim

İyi bir çocuk psikiyatristi:

  • Sadece çocuğa değil, ailenin dinamiklerine de odaklanır.

  • İlaç tedavisini “tek çözüm” olarak sunmaz; terapi, aile eğitimi ve okul işbirliğini sürece dahil eder.

  • Çocukla güven bağı kurar. Çocuk, doktorun odasında kendini yargılanmış değil, anlaşılmış hissetmelidir.

  • Etik değerlere bağlıdır. Sınır ihlalleri yapmaz, aileyi maddi veya duygusal olarak sömürmez.

5.4. Kırmızı Bayraklar: Uzak Durulması Gereken Durumlar

Aşağıdaki durumları gözlemlerseniz, tedavi sürecini sorgulamalısınız:

  • Doktorun çocukla hiç konuşmadan sadece aileden bilgi alarak ilaç yazması.

  • “3 seansta kesin çözüm” gibi garanti vaatlerinde bulunulması (Ruh sağlığında garanti yoktur).

  • Doktorun veya terapistin aile ile profesyonellik dışı (arkadaşça, ticari vb.) ilişkilere girmesi.

  • Çocuğun mahremiyetine saygı gösterilmemesi.

6. Prof. Dr. Emel Sarı Gökten: Uzman Bir Profil İncelemesi

Bu rehber kapsamında, İstanbul‘da hizmet veren deneyimli bir isim olan Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Emel Sarı‘nın profili, yetkin bir uzman arayışındaki aileler için referans niteliğindedir.

6.1. Özgeçmiş ve Eğitim

1979 doğumlu olan Emel Sarı, tıp eğitimini ve uzmanlığını Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Kariyerinde Üsküdar Üniversitesi ve NP İstanbul Beyin Hastanesi gibi nöropsikiyatri alanında öncü kurumlarda akademik ve klinik görevler üstlenmiştir. Aralık 2024 tarihi itibarıyla İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Profesör kadrosuna atanmıştır. Halen İstanbul Kadıköy, Bağdat Caddesi’ndeki kendi muayenehanesinde hasta kabul etmektedir.

6.2. Uzmanlık Alanları

Prof. Dr. Emel Sarı’nın klinik pratiği, çocuk ruh sağlığının en zorlu alanlarını kapsamaktadır:

  • Nörogelişimsel Bozukluklar: Otizm Spektrum Bozuklukları (OSB), Asperger Sendromu ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB). Özellikle yüksek işlevli otizmde sosyal uyum becerilerinin geliştirilmesi üzerine çalışmaları bulunmaktadır.

  • Öğrenme Bozuklukları: Disleksi (okuma güçlüğü), Disgrafi ve Diskalkuli tanı ve yönetimi.

  • Duygudurum ve Kaygı Bozuklukları: Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozukluğu ve Depresyon Tedavisi, sınav kaygısı, panik bozukluk ve obsesif kompulsif bozukluk (OKB).

  • Aile Eğitimleri: Triple P (Olumlu Anne Babalık Programı) uygulayıcısı olarak, ebeveynlere çocukla doğru iletişim kurma becerileri kazandırmaktadır.

6.3. Konum ve İletişim

Prof. Dr. Emel Sarı’nın kliniği, İstanbul Anadolu Yakası’nın merkezi noktalarından biri olan Bağdat Caddesi, Feneryolu Mahallesi’ndedir. Bu lokasyon, hem toplu taşıma (Marmaray vb.) hem de özel araçla ulaşım için elverişlidir.

  • Adres: Feneryolu Mah. Bağdat Cad. No:155 Korur Apt. Kat:3 D:8 Kadıköy / İstanbul

  • Telefon: 0216 747 14 11 / 0536 515 21 26.

7. Tedavi Sürecine Başlarken: Ailelere Yol Haritası

Doğru doktoru bulup randevu aldıktan sonra süreç nasıl işler? İlk görüşme (anamnez) ve takip süreci hakkında bilmeniz gerekenler:

7.1. İlk Görüşme (Anamnez)

İlk randevu genellikle en uzun süren (45-60 dk) ve en detaylı görüşmedir. Hekim;

  • Hamilelik ve Doğum Öyküsü: Doğumda bir komplikasyon oldu mu? Gelişim basamakları (yürüme, konuşma) zamanında mıydı?

  • Okul ve Arkadaşlık İlişkileri: Öğretmenlerin gözlemleri neler? Akran zorbalığı var mı?

  • Aile Öyküsü: Ailede başka psikiyatrik rahatsızlığı olan var mı? (Genetik yatkınlık sorgusu)

  • Mevcut Şikayet: Sorun ne zaman başladı? Tetikleyen bir olay (taşınma, boşanma, kayıp) var mı?.

7.2. Tanısal Değerlendirme Araçları

Hekim, klinik gözlemini desteklemek için bazı testler isteyebilir:

  • Dikkat Testleri: Moxo, CPT gibi bilgisayarlı testler.

  • Gelişim Testleri: AGTE, Denver II gibi gelişim tarama envanterleri.

  • Ölçekler: Çocuk Depresyon Ölçeği, Kaygı Tarama Ölçekleri, Conner’s Ebeveyn ve Öğretmen Değerlendirme Ölçekleri.

  • Not: MR veya EEG gibi tetkikler, ancak nörolojik bir şüphede (epilepsi vb.) istenir; rutin psikiyatrik muayenede her zaman gerekli değildir.

7.3. Doktorunuza Sormanız Gereken Sorular

İlk randevuda şu soruları sormaktan çekinmeyin:

  1. “Çocuğumun tanısı nedir ve bu tanının uzun vadeli seyri nasıldır?”

  2. “Tedavi planımızda neler var? Sadece ilaç mı, terapi de olacak mı?”

  3. “İlaç kullanacaksak olası yan etkiler nelerdir ve ne kadar süre kullanacağız?”

  4. “Okulla nasıl bir işbirliği yapmalıyız? Öğretmenine bir mektup yazar mısınız?”

  5. “Acil bir durumda (kriz anında) size nasıl ulaşabilirim?”

8. Sonuç: Umut Dolu Bir Gelecek İçin

Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozukluğu ve Depresyon Tedavisi, sabır, emek ve uzman desteği gerektiren uzun soluklu bir maratondur. Ebeveynler olarak üzerinize düşen en büyük görev, çocuğunuzdaki değişimi fark etmek ve zaman kaybetmeden doğru uzmanla buluşmasını sağlamaktır. İstanbul gibi karmaşık bir şehirde, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Prof. Dr. Emel Sarı gibi deneyimli, etik değerlere bağlı ve bütüncül yaklaşan hekimler, bu karanlık tünelde size ışık tutacak rehberlerdir.

Unutmayın; sınav kaygısı yönetilebilir, okul reddi aşılabilir ve depresyon tedavi edilebilir. Çocuğunuzun “Ben yapamam” diyen iç sesinin, “Deneyebilirim” ve “Değerliyim” sesine dönüşmesi, sizin atacağınız o ilk cesur adımla başlar. Bu rehberin, çocuğunuzun ruhsal iyileşme yolculuğunda size güvenli bir pusula olması dileğiyle.